23/09/2026
Sanayi Odaklı Projeler (SOP) Programı kapsamında Sabancı Üniversitesi öğrencileriyle birlikte yapay zekâ ve veri yönetişimi alanlarında dört farklı proje yürüten Akbank Teknoloji ekibi, bu iş birliği hakkında GazeteSU’nun sorularını yanıtladı.

Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin projenize verdiği katkıdan biraz bahseder misiniz?
Bu yıl Sabancı Üniversitesi öğrencileriyle, yapay zekâ ve veri yönetişimi alanlarındaki stratejik önceliklerimiz doğrultusunda dört farklı sanayi odaklı proje yürüttük. Öğrenciler, kurum içinde değerlendirdiğimiz projelere yönelik farklı çözüm yaklaşımları geliştirerek, çalışmalarımıza yön verecek değerli çıktılar sundular. Bu çalışmalar sayesinde projelerin temel fonksiyonları ve ihtiyaçları daha erken aşamada netleşirken, farklı yaklaşımları değerlendirme ve geliştirme sürecinde karşılaşılabilecek teknik ve tasarımsal riskleri erken aşamada öngörerek daha sağlıklı tasarım kararları alma imkânı bulduk. Bu da projelerimizi daha etkin şekilde olgunlaştırmamıza ve sonraki geliştirme süreçlerini daha verimli planlamamıza katkı sağladı.
Bunun yanında, bu iş birliğinin bizim için en önemli kazanımlarından biri akademiyle yakın temas içinde çalışabilmek oldu. Yapay zekâ gibi çok hızlı dönüşen alanlarda üniversitelerde yürütülen güncel araştırmaları, yeni teknolojilere yönelik yaklaşımları ve genç yeteneklerin problem çözme biçimlerini yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu etkileşim yalnızca yürüttüğümüz projelere değil, geleceğe yönelik teknoloji vizyonumuza da değerli katkılar sağladı.
Akbank Teknoloji olarak inovasyonun, sektör deneyimi ile akademik bakış açısının bir araya geldiği ortamlarda daha da güçlendiğine inanıyoruz. Bu nedenle bu tür iş birliklerini yalnızca belirli projeler üretmek için değil; aynı zamanda yeni fikirlerden beslenmek, gelişen teknolojileri yakından takip etmek ve geleceğin yetkinliklerini bugünden tanımak açısından da önemli görüyoruz.
Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin projeye yaklaşımlarında sizi en çok memnun eden konu ne oldu?
Bizi en çok memnun eden konu, öğrencilerin projeleri yalnızca teknik bir geliştirme çalışması olarak ele almamaları oldu. Çözümlerini sadece kod düzeyinde ifade etmekle yetinmeyip kullanıcı arayüzlerini de tasarlayarak fikirlerini somutlaştırmaları, geliştirilen çözümlerin işlevselliğini çok daha net değerlendirmemizi sağladı. Böylece kullanıcı deneyimi erken aşamada değerlendirilirken, gereksinimler teknik ve iş perspektifinden daha bütüncül bir bakış açısıyla ele alınabildi.
Bunun yanında öğrencilerin toplantılara hazırlıklı gelmeleri, geri bildirimleri dikkatle dinleyerek kısa süre içerisinde çalışmalarına yansıtmaları ve çözüm odaklı yaklaşımları iş birliğinin oldukça verimli ilerlemesini sağladı. Süreç boyunca gösterdikleri sahiplenme duygusu ve sürekli geliştirme anlayışı, akademik çalışmaların gerçek iş problemleriyle başarılı şekilde buluşabileceğini gösteren güzel bir örnek oluşturdu.
Ayrıca farklı disiplinlerden beslenen bakış açılarını teknoloji projelerine yansıtmaları, ekiplerimizin de bazı konulara farklı perspektiflerden yaklaşmasına katkı sağladı. Bu karşılıklı etkileşim, programın en değerli kazanımlarından biri oldu.
Projede görev alan öğrencilerden tam zamanlı istihdam etmeyi düşündüğünüz öğrenciler oldu mu veya düşünür müsünüz? Neden?
Projede görev alan öğrenciler arasında teknik yetkinlikleri, analitik düşünme becerileri ve bankacılık ihtiyaçlarını anlayarak çözüm geliştirme yaklaşımlarıyla öne çıkan pek çok isim oldu. Bu öğrencilerin ortaya koyduğu çalışma yaklaşımı ve proje sürecindeki performansları, Akbank Teknoloji bünyesinde değer yaratabilecek potansiyele sahip olduklarını gösterdi.
Akbank Teknoloji olarak bu tür programları yalnızca proje geliştirme platformu olarak değil, aynı zamanda geleceğin teknoloji yeteneklerini yakından tanıyabildiğimiz önemli bir yetenek kazanım kanalı olarak görüyoruz. Uygun pozisyonlar ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda, performansıyla öne çıkan öğrencilerin kendilerinin de tercih etmeli halinde işe alım süreçlerimize dahil edilmelerini memnuniyetle isteriz.
Önümüzdeki sene de Sabancı Üniversitesi’nin Sanayi Odaklı Projelerinde yer almak ister misiniz? Neden?
Üniversite-sanayi iş birliklerini, inovasyonu besleyen ve teknoloji ekosistemini güçlendiren önemli platformlar olarak görüyoruz. Bu nedenle, bankamızın stratejik hedefleri ve teknoloji yol haritasıyla uyumlu, somut değer üreten ve yenilikçi nitelikte projelerde bu iş birliğini sürdürmekten memnuniyet duyarız.
Bu yıl yürüttüğümüz çalışmalar gösterdi ki akademik bakış açısıyla sektör deneyiminin bir araya gelmesi, yalnızca proje çıktılarını değil, kurumların teknoloji vizyonunu da zenginleştiriyor. Özellikle yapay zekâ ve veri teknolojileri gibi dönüşümün çok hızlı yaşandığı alanlarda üniversitelerle sürdürülebilir iş birlikleri kurmanın hem kurumların geleceğe hazırlık seviyesini artırdığına hem de inovasyonu hızlandırdığına inanıyoruz.
Akbank Teknoloji olarak, üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini geleceğin teknolojilerini birlikte şekillendirecek uzun vadeli stratejik ortaklıklar olarak değerlendiriyoruz.
Sabancı Üniversitesi’nin bu programını farklı kurumlara da tavsiye eder misiniz? Neden?
Teknolojinin gelişim hızı göz önüne alındığında, kurumların tüm güncel araştırmaları ve teknolojik eğilimleri yalnızca kendi kaynaklarıyla yakından takip etmesi her zaman mümkün olmayabiliyor. Akademik dünyanın içinde yer alan öğrenciler ve öğretim üyeleri ise güncel araştırmalar, yeni teknolojiler ve farklı yaklaşımlar konusunda kurumlara değerli bir bakış açısı sunabiliyor. Bu yönüyle program, kurumların teknoloji vizyonunu besleyen ve farklı düşünme biçimlerinden faydalanmalarını sağlayan önemli bir iş birliği modeli oluşturuyor.
Diğer taraftan program, öğrencilerin henüz eğitimleri devam ederken gerçek iş problemleri üzerinde çalışmasına ve kurumsal çalışma kültürünü deneyimlemesine imkân tanıyor. Kurumlar da bu süreçte geleceğin yeteneklerini yakından tanıma ve potansiyel çalışanlarını doğal çalışma ortamında gözlemleme fırsatı elde ediyor.
Bu nedenle programın yalnızca başarılı proje çıktıları üretmekle kalmadığını; akademi ile sektör arasında sürdürülebilir bir bilgi paylaşımı ve karşılıklı öğrenme kültürü oluşturduğunu düşünüyoruz. Hem kurumlar hem de öğrenciler için uzun vadeli değer üreten, kazan-kazan anlayışına dayalı başarılı bir iş birliği modeli olduğuna inanıyoruz.




